Pazartesi, Haziran 9, 2007 - İstanbul'dan Notlar III
----------------------------------------------------------------------------------
bu bölüme bu şekilde yurtt hatıraları eklemek istiyorum...
----------------------------------------------------------------------------------
blogun bir yerinde servayla olan yorumlaşmalarımızı aktarıyorum...
SERVA:
ellerine sağlık Fungi çok güzel olmuş:) koridoru görünce bi fena oldum ya c katı sanırım :)) çok güzel temizlenmişte:P Dipnot :resimlerden kursun küçük olduğunu düşündünüz ama inanın yeterince büyük:)
FuNgI:
evet serva orası c katı koridoru.. ne kadar uğraşmıştık değil mi temizlemek için. sonra da insanların odalarına geçmelerine izin verişimizi hatırlıyor musun? terlikleri ellerinde çoraplarıyla geçmişlerdi. başka türlü izin vermemiştik. Allah ım ya ne komikti (:
bu arada yorumun için çok çok teşekkürler. bu aralar buraya birilerinin girip yorum yapması nadir rastlanan bir durum olduğu için fevkaledenin fevkinde sevindiriyorr beni (: Allah razı olsun canımcım..
SERVA:
Fungi sen okadar uğraşmışsın asıl ben teşekkkür ederim :))) insan temizliğide özlermi ya :))) valla ben paylaştığımız her anı çok özlüyorum :))) en çok f sınıfı olarak temizlikle vakit gecirmiş olsakda:DD ama bana en çok ne agır geliyo biliyomusun Fungi bigün c katını başkalarıda temizlediğnde bizim çorapla bile gecmemize izin vermeyip kuruyana kadar bahcede bekletmeleri:DDDD
FuNgI:
ben temizlik hatıralarını çok özlemiyorum. mesela benim şöyle bir anım var.. bir gün mütala da sınıfa gittim planlarım vardı o mütala için, işim gücüm vardı. sınıfa girdim. tabii herkes gelmiş sona kalmışız biz. hoca dedi ki size banyo veriyorum tamam mı? ne banyosu filan dedik. lojman temizlenecek, küçücük bir banyo var dedi. 3 kişi temizlersiniz. iyi dedik madem küçük bir şey... fakat lojmana gittiğimiz de ne görelim, o kadar zaman kullanılmadığı için fare gibi sevimli hayvanların mekan olarak kullandığı bir yer... ee edebli hayvanlarmış, tuvaleti de doğru bulmuşlar. o gün nasıl midem havada gezdim bilemezsin serva yaa işte böyle (: sonra bir de yemekhane temizliği vardı. o masaları ittiğimiz kısmı en güzeliydi. onun dışında 600 kişilik yemekhaneyi temizlemek biraz zahmetli bir şeydi(:
yine de her şeye rağmen güzeldi. bunu bir itiraf olarak alabilir ve aleyhimde delil olarak kullanabilirsiniz q:
SERVA:
evet o muteşem gün hiç aklımdan çıkmıyo bizede merdiven temizliği düşmüştü bende çok sevinmiştim yatakhane merdiven gibi kolay olur diye ama malesef yanılmışım:D yatakhane merdiven çocuk oyuncağı kalırdı yanında:D ve ogünün en uyuz olayı Fungi seninle birlikte üsküdardan aldığımız corabım o temizlik sırasında gitti:((( ilk kez giymiştim ve çok beğenerek almıştım:( yemekhane temizliğine gelincede masamda hiç bi gün o temizliğin ardından oturduğum kadar içim rahat oturmadım:DDD nede olsa f sınıfınn eli değdi:D
FuNgI:
ayyy o çoraplara bişey olunca çok üzülüyorum. bi kaçınca bi daha işe yaramıyo ya. o gün bende seninle aldığımız çoraplarımdan birini giymiştim. kaçmadı ama necis oldu s: evet haklısın yemekhane temizliğinden sonra en iyi taraf yemekleri daha rahat yiyebilmemizdi. ama bi de yemekhaneyi suyun bastığı gün vardı ki. böğğğ (:
SERVA:
yemekhaneyi su bastığı gün :))) biraz mide bulandırıcı ama yinede değişik bi gün olmuştu :))) yani komik... traji-komik:D
-------------------------------------------------------------------------------------
siteyle yeniden ilgilenmeye başladıktan sonra bir yere komik anı olarak yazdığım bir anımızı da buraya kopyala yapıştır ile almak istiyorum. yazı neden bilmiyorum biraz akmayıcı... idare edin artık (;
|
yurtta bir pazar günü oturuyoruz. telsim de bana sağolsun bir sürü bedava sms vermiş. ne yapsak derken aklıma bir şaka geldi. ): bizim çelebinin telefonunu aldım. karıştırırken gördüm şakama uygun isim "ahmet eniştem". kendi ismime "ahmet eniştem" yazdım ahmet eniştesine de kendimi yazdım. sonra telefonumun sesini kıstım. ilk mesajımı gönderdim: selamün aleyküm, nasılsın nasıl gidiyor kurs? yarın istanbul da olacağım. vaktim de olacak. kursun adresini ver bir görüşelim çelebi önce şaşırdı, ne işi var eniştemin burda. heralde iş için filan geliyodur dedik biz ordan. yaz kursun adresini ne güzel çıkarsın dolaşırsın biraz fln dedik. çelebi yazdı kursun adresini. ama görüşebilir miyiz, görüştürürler mi bilmiyorum filan yazdı. yarın kursunuzun olduğu yerde olacağım zaten. kurs izin verirse biraz dolaşırız. sıkılmışsındır orda kala kala.... vs tarzında bir şeyler yazdık. çelebi de bize soruyor ya izin verirler mi ne dersiniz filan diyor. verirler heralde enişten sonuçta dedik. hatta eşyalarının birazını da gönderirsin. sonra gidişin kolay olur... çelebi bu işe çok sevindi {çünkü eşyaların çokluğu hepimiz için büyük bir problemdi}.. cvp yazdı: tmm ben bi idareyle görüşeyim. eğer çıkarırlarsa çıkarız. birazda eşyam var götürebilirsen.... eniştesi de tabii götürür işi ne. olumlu cvp verdi. çelebi idareci hocayla görüşmek üzere odadan çıktı. biz bu sırada ne zaman söyleyeceğimizi düşünüyoruz. en sonunda valizini hazırlasın turşu kavanozunu koyunca söyleriz dedik. çelebi geldi ki tüm kursu dolaşmış, idare de hiç hoca yokmuş, olabileceği her yere bakıp bulamayınca en üst kattaki hususi odasına çıkmış. sormuş; hocam eniştemle çıkış yapabilir miyim? hoca da eniştesiyle çıkamayacağını söylemiş. çelebi odaya geldi. çıkamıyormuşum. sadece kapıda görüşebiliyormuşuz. ben en iyisi çantayı vereyim sadece. eniştesine de bunu sms le bildirip saati yazdı. çelebiyi izlemeye koyulduk. acaba bunu mu göndersem yoksa şunu mu. bu lazım olur mu filn tarzında bizimle de istişare halinde. ama turşu kavanozunu bir türlü koymuyor. en sonlara doğru sonunda kavanozu koydu. tmm vakit gelmiştir dedik msj yazdık. "kavanozu da gönderiyor musun?" bu ne demek şimdi dedi. 1 saniye 2 saniye... başını yavaş yavaş kaldırıp bana baktı... sana inanmıyorum dedi ve gitti.... meğer ertesi gün sınavı varmış ve ona çalışacağı vakit de kızı nelerle uğraştırmışız... ): valizi yeniden bize toplattı. bunu ağır ödeyeceksiniz dedi bi tane gülerek... barıştık (: *msj lar orjinal halleri değil. 15-20 kez msjlaşmışızdır...
el-Katibe:FuNgI
|
|
|